Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi (UNCCD) 17. Taraflar Konferansı (COP17), 17-28 Ağustos 2026 tarihlerinde Moğolistan’ın başkenti Ulanbatur’da “Restoring Land. Restoring Hope” temasıyla gerçekleştirildi. Arazi restorasyonu, kuraklık dirençliliği, su, meralar ve gıda sistemleri gibi birbiriyle bağlantılı konuların ele alındığı konferansa Türkiye Su Enstitüsü (SUEN) katılım sağladı.

COP17 kapsamında SUEN, Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü ve İslam Gıda Güvenliği Teşkilatı (IOFS) iş birliğinde “İstanbul’dan Abu Dabi’ye: Dirençlilik için Su-Arazi-İklim Bağı” başlıklı yan etkinliği gerçekleştirdi. Moderatörlüğünü IOFS’den Abdula Manafi Mutualo’nun yaptığı oturumda Prof. Dr. Abdulmenaf Turan, IOFS Genel Direktörü Büyükelçi Berik Aryn, COP31 İklim Üst Düzey Şampiyonu ve Sıfır Atık Vakfı Direktörü Samed Ağırbaş, ve SUEN Politika Geliştirme Koordinatörü Dr. Tuğba Evrim Maden konuşmacı olarak yer aldı.  Oturumda su, arazi ve iklim politikalarının birbirinden bağımsız ele alınamayacağı; kuraklık ve arazi bozunumu karşısında dirençliliğin artırılması için iklime dirençli su ve arazi yönetimi, sürdürülebilir tarım, ekosistemlerin korunması, kaynakların verimli kullanımı, bilim temelli politika geliştirme, teknoloji, kapsayıcı yönetişim ve uluslararası iş birliğinin birlikte ele alınması gerektiği vurgulandı.

Oturumda SUEN’i temsilen konuşan Dr. Tuğba Evrim Maden, su diplomasisi ve iş birliğinin iklim dirençli su yönetimindeki rolüne odaklandı. Sürekli diyalog, karşılıklı güven ve ortak anlayışa dayalı iş birliğinin yanı sıra güvenilir veri, bilim-politika arayüzü, kapasite geliştirme ve kapsayıcı yönetişimin önemine dikkat çekildi. İstanbul’da gerçekleştirilen 5. İstanbul Uluslararası Su Forumu’ndan COP31 Türkiye ve 2026 Birleşmiş Milletler Su Konferansı’na uzanan süreçte bu mesajların somut eylem ve iş birliklerine dönüştürülmesinin önemi vurgulandı.

COP17 programı kapsamında Dr. Maden ayrıca, 26 Ağustos 2026 tarihinde Türkiye Pavilyonu’nda düzenlenen “İklim Etkilerinden Bütünleşik Eyleme: Su ve Arazi Yönetimini Yeniden Düşünmek” başlıklı oturuma panelist olarak katıldı.  Bu oturumda su ve arazi yönetiminin iklim değişikliğinin artan etkileri karşısında daha bütüncül bir yaklaşımla ele alınmasının önemi üzerinde duruldu; havza ölçeğinde planlama, doğa temelli çözümler, sürdürülebilir tarım, sulama ve su altyapısı gibi alanların iklim dirençliliğinin güçlendirilmesindeki rolü ele alındı.

SUEN’in COP17 kapsamındaki katkılarında, “su, arazi ve iklim arasındaki bağlantının güçlendirilmesi, iklim dirençli su yönetiminin geliştirilmesi, güvenilir veri ve bilimsel bilginin karar alma süreçlerine aktarılması, kapasite geliştirme, kapsayıcı yönetişim ve uluslararası iş birliğinin ilerletilmesi” temel mesajlar olarak öne çıktı.