Günümüzün su sorunlarının ele alınmasında uluslararası iş birliği neden önemlidir? Ekim 2025’te SUEN ev sahipliğinde, AGİT, SUEN ve Finlandiya koordinasyonunda, donör ülkelerin desteğiyle ortaklaşa düzenlediği “Su ve Enerji Uzmanları için Müzakere Eğitimi” gibi programlar daha güçlü bir sinerji oluşturulmasına nasıl katkı sağlamaktadır?

Küresel hidrolojik döngünün dengesinin bozulması ve su sorunlarının ulusal sınırları tanımayışı nedeniyle; nehirler, akiferler ve iklim etkileri pek çok ülke tarafından paylaşılmakta olup, sınır aşan iş birliğini gerekli kılabilmektedir. Finlandiya da bu durumdan muaf değildir; Finlandiya olarak biz su güvenliği açısından dünyayı daha güvenli hale getirecek çözümün bir parçası olmayı istiyoruz. Zira su sorunlarının ele alınması karşılıklı anlayışı teşvik eder, kapasiteyi geliştirir ve paylaşılan kaynakların adil ve sürdürülebilir yönetimini sağlar.

AGİT ve SUEN tarafından düzenlenen ortak eğitim programı bunun mükemmel bir örneğidir: farklı sektörlerden ve bölgelerden uzmanları bir araya getirip müzakere becerilerini güçlendirerek ve güveni, diyaloğu ve etkili sınır aşan su yönetişimini geliştiren bir topluluğun oluşmasına katkı sağlamıştır. Sınır aşan iş birliğinin yaratabileceği olumlu fırsatları öğrenmek bu alanlarda çalışan uzmanlar için son derece önemlidir.

Finlandiya’nın AGİT Dönem Başkanlığı kapsamında ve kanaatimce AGİT’in gelecek dönem başkanı İsviçre ile su ve sanitasyonun insan hakkı olduğu yönünde ortak bir görüşü paylaşmaktayız. Bu nedenle su, hiçbir zaman bir çatışma ya da savaş aracı olarak kullanılmamalıdır. Bu doğrultuda, özellikle su alanında yeterince temsil edilmeyen kadınlar başta olmak üzere, su ve enerji uzmanlarına yönelik müzakere eğitimlerinin hiçbir zaman fazlası olamaz. SUEN ve AGİT ile birlikte, kadın uzmanlara küçük de olsa bir katkı sunabilmiş olmaktan memnuniyet duyuyoruz.

Finlandiya açısından bu program ayrıca 2026 yılında Abu Dabi’de düzenlenecek BM Su Konferansı’na giden yolda bir basamak olmuştur. Sınır aşan su iş birliği, bilimsel iş birliği ve kapsayıcı yönetişimi içeren “İş Birliği için Su” temasının eş başkanlığını üstlenmeyi umut ediyoruz.

Su, daha sürdürülebilir ve barışçıl bir dünyanın inşasında nasıl fırsatlar yaratabilir?

Su, biz insanları ve yeryüzündeki tüm canlıları birleştirir. En güncel araştırmalar, hidrolojik döngünün dengesinin bozulduğunu ve bunun dünya genelinde somut riskler ve tehditler yarattığını ortaya koymaktadır. Ancak Finlandiya’nın “Finlandiya Su Yaklaşımına (Finnish Water Way) göre, bu risklerin çözümü aynı zamanda iş birliği için bir fırsat anlamına gelebilir. Dünya genelinde 153 ülke nehirleri, gölleri ve akiferleri paylaşmaktadır; ancak bu 153 ülkenin yalnızca 26’sında sınır aşan havza alanlarının tamamı su iş birliğine yönelik operasyonel düzenlemelerle kapsanmaktadır. Bu durum, dünya genelindeki ülkelerin büyük bir bölümünün, mansap ya da membadaki komşularıyla olumlu bir jeopolitik gündem geliştirme fırsatına sahip olduğu anlamına gelmektedir.

Su kıtlığı, aşırı su varlığı veya kirliliğin tetikleyebileceği olumsuz trendleri önlemek için, önleyici barış kolaylaştırıcılığı niteliğindeki su diplomasisi, kıyıdaş ülkeleri erken aşamada müzakere masasına getirebilir. Su alanındaki iş birliği, çatışma veya çatışma sonrası süreçlerde ülkeler arasında teknik iş birliği ve güven inşası için bir araç olarak da kullanılabilir.

Mevcut su anlaşmalarına ilişkin araştırmalar, iki ya da daha fazla ülke arasında işleyen bir sınır aşan su iş birliği mekanizması bulunduğu takdirde, bu ülkelerin herhangi bir nedenle birbirleriyle çatışmaya girmediğini göstermektedir. Her ne kadar bazı havzalarda bu durum sınanıyor olsa da bugüne kadar bu tespit geçerliliğini korumuştur. Su, daha büyük jeopolitik çekişmelerin malzemesi haline getirilmemelidir; zira su, birleştirici bir gündem başlığı olarak çok daha etkili bir işlev görmektedir.

Sürdürülebilir su yönetiminin geliştirilmesinde teknik uzmanlık, politika yapımı ve diplomasi nasıl etkili biçimde bir araya getirilebilir?

Bu sorunun doğru cevapları, ülke ve sınır aşan havza sayısı kadar çok ve çeşitlidir. Öncelikle, BM-AEK Su Sözleşmesi’nin sınır aşan havza iş birliği için bir temel çerçeve oluşturan ilkeleri ortaya koyduğunu dikkate alarak Finlandiya olarak, komşularıyla su kaynaklarını paylaşan tüm ülkelerin bu sözleşmeye taraf olmasını güçlü biçimde teşvik ediyoruz. Finlandiya, doğu komşusu karşısında yukarı havza ülkesidir ve her iki ülke de 1964 tarihli ikili anlaşmamıza dayanan iş birliğinde Su Sözleşmesi’ne taraf olmanın sağladığı çerçeveden fayda görmektedir.

Finlandiya’da, su alanında yetkili beş bakanlık birlikte çalışarak Finlandiya’nın uluslararası su stratejisi olan “Finlandiya Su Yaklaşımı”nı (Finnish Water Way) oluşturmuştur. Uluslararası su konularında koordinasyon ve temsil sağlamak üzere bir Su Özel Temsilcisi atanmıştır. Bu görev, temel odak alanlarından biri su diplomasisi olan Barış Kolaylaştırıcılık Merkezi bünyesinde yer almaktadır. Özellikle belirtmek gerekir ki Finlandiya ve Türkiye, barış kolaylaştırıcılığı alanında yakın ortaklardır; buna örnek olarak, BM nezdinde Barış Arabuluculuk Dostlar Grubu’nun eş başkanlığını birlikte yürütmemiz gösterilebilir.

Ayrıca, Finlandiya Dışişleri Bakanlığı’nın ev sahipliğinde faaliyet gösteren bir Su Diplomasisi Ağı ve teknik uzmanlığın politika yapımı ve diplomasiyle her düzeyde entegre edilmesini sağlayan Finlandiya Su Diplomasisi Platformu bulunmaktadır. Diplomasi ve güvenlik alanında çalışan meslektaşlarımız, jeopolitik bağlamlarda, diyaloglarda ve müzakerelerde kullanılmak üzere sunulan teknik bilgiyi büyük ölçüde takdirle karşılamaktadır.

Su Diplomasisinde Kadınlar Ağı’nın (Women in Water Diplomacy Network) aktif bir destekçisi olarak, kadınların su diplomasisini şekillendirmedeki rolünü nasıl görüyorsunuz?

Toplumsal cinsiyet eşitliği ile Kadınlar, Barış ve Güvenlik gündemi Finlandiya’nın temel öncelikleri arasındadır. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması, sürdürülebilir ve etkili su iş birliğinin ön koşuludur. Kadınlar, su diplomasisine önemli bakış açıları ve liderlik katkıları sunmaktadır. Araştırmalar, barış arabuluculuğunda olduğu gibi, daha kapsayıcı süreçlerin daha kapsamlı ve kalıcı anlaşmalarla sonuçlandığını göstermektedir.

Su alanındaki kadın uzmanların çeşitliliğini yansıtan üyeleriyle Su Diplomasisinde Kadınlar Ağı (WWDN), Finlandiya için kilit bir ortaktır. Finlandiya, 2026 BM Su Konferansı’na hazırlık sürecine ve konferansa kadınların daha fazla dahil edilmesini desteklemek amacıyla WWDN ile iş birliği yapmaktadır. Genel olarak Barış Kolaylaştırıcılık Merkezi, birçok ağ ile iş birliği yürütmektedir. Bu ağları; küresel ölçekte, yerel topluluk düzeyinden üst düzey karar alma mekanizmalarına kadar geniş bir aktör yelpazesiyle bağ kurmak, iş birliği geliştirmek ve koalisyonlar oluşturmak için önemli fırsatlar olarak görüyoruz.

Explide
Drag